21 Ağustos 2024 / Yaz Ayazı’m ile buluştuğumuz ilk an

💜
Sosyal medyadan takip ettiyseniz
Dördüncü romanım “YAZ AYAZI”mla
İki gün önce kavuştuk.
💗💓💗
“Çok heyecanlıyım…
Mutluluk gözyaşlarım sel…
Gibi gibi gibi o duygulara
girmeyeceğim.
Şu an
Burada
sadece hoş bir rastlantıdan
bahsetmek istiyorum.
🍆🍆🍆
PATLICAN
Edebiyatın dikenli yollarında
azimle yürümeye
kesin karar verdiğimden bu yana
yani üçüncü romanım
Kış Güneşi’mle birlikte
Kitaplarımda
bir patlıcan metaforu kullandığımı fark ettim.
Her nasılsa kendiliğimden…
🍆
Kış Güneşi’mde
Selen’in annesine
“Patlıcanlı börek”le gizli bir mesaj vermesi…
🍆
Yaz Ayazı’mda
İris evde yalnız o travma anında
Derin’in bir yerlerde
patlıcanlı pilav yiyor olması…
Aklıma
🍆
Kolera Günlerinde Aşk’ta
Marquez’in
Patlıcana uzun uzun yer vermesini hatırlattı.
İsmini unuttum şimdi karakterin
patlıcandan nefret etmesi.
Hatta evlenmenin ön koşulu olarak nişanlısına
“Evde asla patlıcan pişirilmeyeceğini” öne sürmesi…
Sonra bir kez yediği patlıcana hayran olup
peş peşe üç tabak patlıcan yemesi…
Daha da ileri gidip
Bir kızı daha olursa
ismini “Patlıcan” koyacağını söylemesi…
gibi gibi
Patlıcan adına güzellemeler…
🍆
Ve Tevfik Fikret’in
Yaz tasvirlerinde
sıcak, deniz, güneş değil…
Patlıcan kızartması kokusunu öne çıkarması gibi…
✍🏻🍆✍🏻
Ez cümle…
Kış Güneşi’mde olduğu gibi
Yaz Ayazı’mda da patlıcanlı bir bölüm mevcut.
Bu benzeşmeyi tesadüfen fark etmek
benim hoşuma gitti.
Patlıcan vesilesiyle, kitabımı ilk günden sipariş veren değerli okuyucularıma çok teşekkür esiyorum.
